6 Ekim 2019 – Bodrum Yarı Maratonu

6 Ekim 2019 Bodrum Yarı Maratonu

Haftasonu Bodrum yarı maratonuna katılmak için Dilara ile Bodrum’daydık. Koşu süper spor. Sayesinde Bodrum’a gidecek bir bahanemiz daha oldu. Cumartesi sabahtan yola çıktık, uçakla Bodrum’a gittik. Kalacağımız oteli koşuya yakın olması için merkezde tutmuştuk zaten, havalimanından Havaş otobüsüne binip merkezin yolunu tuttuk. Güzel bir süpriz olarak Havaş’a bir kişi eksik para ödedik. Koşuculardan para almıyorlarmış.

Otele varınca eşyaları bırakıp oyalanmadan çıktık dışarıya. Arka Pizza diye bir pizzacı var Bodrum merkezde. Birkaç kere gitmeye yeltenmiş ama çeşitli nedenlerden gidememiştik. Öğle yemeğimizi yemeye oraya gittik. Sonunda denemiş de olduk iyi oldu. Yemeğimizi yedikten sonra gidelim de vakitlice benim şu yarış kitini alalım dedik. Yarış fuarı ile kiti verdikleri yer farklıymış. İlk bir fuara göz attık. Bizi pek açmadı. Çok oyalanmadan yarış kitinin dağıtıldığı yere gidip oradaki işimizi hallettik.

Ertesi gün yarış olduğu için ben erken yatmayı planlıyordum. O yüzden merkezde gezinip tozunup saat çok geç olmadan akşam yemeğine oturduk. Körfez restaurant’a gittik yemek için. Burası aynı zamanda yaklaşık bir buçuk sene önce, evlilik teklifi günü, Dilara’nın birkaç saat sonra otelde başına geleceklerden habersiz olduğu dakikalarda yemek yediğimiz yerdi. Küçük bir evlilik nostaljisi oldu bizim için. 🙂

Karanlıkta Kahvaltı

Yarış sabahı 5:30 civarı kalktım ben. İlginç bir kahvaltı yaptım onu biraz anlatayım. Otelde kahvaltı saat 8:00’de veriliyormuş. Yarış da zaten aynı saatte başladığı için yarış günü otelde kahvaltı işi zaten yaştı. Sabah 5:30 civarı kahvaltı yapabileceğim yer bulmak imkansız olacağı için önceki günden otel odasına kahvaltılık bir şeyler zulalamıştım. Bir şeylerden de kasttettiğim tam olarak şunlar: Uno hamburger ekmeği, nutella, muz ve su. Yanımda aslında bir ton granola/protein bar falan da vardı ama ekmek/Nutella/muz kombinasyonunu daha çok tercih ettim. Saat 5:30 civarı, Dilara rahatsız olmasın diye yarı karanlıkta, plastik tabak ve kaşık kullanarak (markette plastik bıçak bulamadım) ekmeğe bol bol Nutella süre süre, aslında gayet de iyi bir kahvaltı yaptım. Biraz özensiz ve hazırlıksız gibi geliyor kulağa böyle anlatınca ama aslında plastik bıçak yerine kaşık kısmı hariç tam istediğim kahvaltı oldu.

Kahvaltıyı hallettikten sonra şortumu tshirtümü giydim, koşuda yanımda olacak araç gerecimi hazırladım, son kontrollerimi yapıp başlangıç noktasına doğru yola çıktım. Zaten otelle koşu başlangıcı 10dk falan mesafedeydi. Kolayca ulaştım alana. Dilara da aslında benimle gelmek istiyordu ama saat çok erkendi, Dilara da çok güzel uyuyordu, uyandırmak istemedim.

Yarış Zamanı

Başlangıç notkası ben vardığımda çok kalabalık değildi ama kısa sürede insanlar hızla çoğaldılar. Ben vakitlice çantamı emanete verdim. Son tuvalet işlerimi falan hallettim, etrafta hafif ısınma hareketlerimi yapıp yerime geçtim. Zaten koşu da tam saatinde başladı. Koşu ile ilgili gözlemlerimi, sıcağı sıcağına günlüğüme yazdıklarımdan alıntı yaparak anlatacağım izninizle:

Bodrum yarı maratonuna katıldım ve 1:45:36 gibi benim için müthiş bir derece yaptım. Üstüne üstlük baya da yokuşlu bir parkurdu. Açıkcası yarış öncesinde parkurun çok yokuşlu olmasından dolayı 2 saatin altında bitirsem iyi diyordum. Olsa olsa en iyi 1:50 olur diyordum. Biraz temkinliydim, çünkü en son yarı maratonumda (İstanbul yarı maratonu) 2 saati zor tutturmuştum ki çok daha düz bir parkurdu. Gerçi o gün performans açısından kötü bir gündü. Bu yarışta 1:45 benim için gerçekten müthiş bir derece oldu. Sadece kişisel rekorum olması değil beni sevindiren. Aynı zamanda yaptığım bu kadar antrenmanın işe yarıyor olması beni çok sevindirdi. Yarışın öncesinde aslında tam ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Hiç bilmediğim yokuşlu bir parkur olduğu için çok emin değildim ne olacağına dair. Ama öncesinde hem beslenmesi, hem dinlenmesi, ödevimi yapmıştım ve kendimi de iyi hissediyordum. Biraz da buna güvenip yarışta kendimi zorladım. Kendimi geliştirmişim ki bu yüksek tempoda, tükenmeden 21.1km’yi tamamladım. Yarış içinde de yokuşlarda inişlerde tempomu zekice ayarladım diye düşünüyorum. Yarış bittiğinde ben de bitmiştim ve sonunda böyle güzel bir derece çıktı ortaya. Bu konuda baya mutluyum. Şimdi artık sıra geldi maratona. Bu seneki bütün koşular aslında bir nevi ilk tam maratonuma hazırlıktı.

Yukarıdan anlayacağınız gibi gayet güzel bir koşu oldu benim için. Koşu sonrasında Dilara ile buluştum. Güzelce duşumu falan alıp hazırlandım. Dilara ile marina taraflarında güzel bir Bodrum kahvaltısı yapmaya gittik. Kahvaltının hakkını verdik gerçekten. Sonrasında ben biraz dinlenmeye otele geçtim geri, Dilara da biraz çarşı pazar gezdi. Bir iki saat otelde uzandım. İyi geldi. Yüksek tempo beni yormuş baya. Sonrasında Bodrum’da gezinmece, oraya buraya oturmaca ile devam ettik. Akşam yemeğimiz için de İki Sandal meyhanesine gittik. Bir arkadaşımın GurmeAnsiklopedi adlı instagram sayfasında burasıyla ilgili bir yazı okumuştum, Dilara ile ilgimizi çekti denemek istedik. Çok orjinal ve lezzetli mezeleri olan bir yer, tavsiye ederiz biz de. Yemekten sonra da belki bir yerlere geçeriz diye Dilara ile dolandık ama başta ben olmak üzere ikimiz de çok yorulmuştuk, günü bu noktada bitirdik.

40.000 Adımın Bedeli

Aslında koşu sonrası böyle fıldır fıldır gezmemek lazım. Zaten kendimi bu kadar yormamın bedelini bir iki gün sonra hasta olarak ödedim. Yüksek tempolu ve/veya uzun koşulardan sonra herhalde bağışıklığım düştüğü için daha sık hastalanabiliyorum. Koşu sonrası bir de bütün gün gezip tozunca bu seferki biraz kaçınılmaz oldu. Gün sonunda akıllı saatime baktığımda 40.000 adımı geçmiştim zaten. Bu da ayrı bir rekor oldu. Ama o kadar Bodrum’a gitmişsin, sonuçta zamanı otelde yatarak geçirmeyecektik herhalde 🙂

Normalde bu tarz seyahatlerimiz Dilara ile Cumartesi sabahı git, Pazar akşamı dön şeklinde olur. Ama Bodrum ikimiz için de özel olduğu için bu sefer bu işi bir gün uzatıp Pazartesi akşamı döndük. Pazartesi günümüzü de Bodrum’un, sessizliğin ve sakinliğin tadını çıkararak geçirdik. Hem koşu bakımından hem de gezme tozma bakımından süper bir seyahat oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.