Kediler Beni Bazen Üzüyor

Çakıl Alican Selfie - Kediler Beni Bazen Üzüyor

Savunmasız canların, kedilerin vs. canının yanması beni neden üzüyor?

Eve varmak üzereydim. Caddenin kenarında bir kedi gördüm. Beyaz bir kediydi ama üstü kirden grileşmişti. Bir patisini yere basmıyordu. Dikkatli bakınca patisinin olmadığını gördüm. Sanki daha önceden bir kazada kopmuş gibiydi. Üzüldüm. Aslında kedinin dışarıdan sefil görünüşüne karşı kendi halinden memnun bir hali vardı. Memnun belki doğru sözcük değil ama ne bileyim sanki bir derdi yokmuş gibi öyle caddenin kenarında durmuş etrafa bakınıyordu.

Ben üzülüyorum tabi böyle hayvanlar görünce. Açlıktan kemikleri sayılanlar, her tarafı yara bere içinde olanlar çok etrafta. Şu yukarıda anlattığım kediyi görünce, kendime neden böyle hayvanları görünce üzülüyoruz diye sordum. Neden böyle bir duyguya kapılıyoruz? Evet, vicdanımız var falan ama neden üzülüyoruz yani tam olarak?

Yavru Çakıl - Sokaktan geldikten birkaç gün sonra
Yavru Çakıl – Sokaktan geldikten birkaç gün sonra

Bir kere kedinin durumu bizi etkileyen bir durum değil. Bunu hatta bizi etkilemeyen ama üzen tüm olaylara kadar genişletebiliriz. Ne bileyim akşam haberlerinde çocuğu kanser olan ama parasızlıktan ilaç alamayan aileleri görünce üzüldüğümüz gibi. Bu gibi şeyler bizi üzüyor ama üzmek dışında bize başka etkisi yok sanki. Bizimle alakası olmayan, bizim hayatımızda bir değişikliğe neden olmayan bir durum bizi neden üzüyor?

Ben şimdilik kedi üzerinden devam etmek istiyorum. Ben o beyazı griye dönmüş, patisi olmayan kediyi gördüm ve üzüldüm. Acaba patisi olmadığını fark etmeseydim de üzülür müydüm? Belki biraz. Sonuçta sokakta yaşayan bir hayvan. Durumu ne kadar iyi olabilir ki? Ama kesinlikle patisi olmaması üzüntüyü arttırdı. Patisi olmaması benim aklıma bu kedi için hayatın daha da zor olduğunu getirdi herhalde.

Burada biraz empati devreye giriyor sanki. Belki bir şekilde kendimi kedinin yerine koymaya çalışıyorum ve sokakta bir patisiz yaşamanın nasıl olacağını düşünüyorum. Ama ne bileyim bu da durumu tam açıklıyor mu emin değilim. Kendi elim kopsa çok üzülürüm tabi herhalde ama bir yerden sonra bunu düşünmez o şekilde yaşamaya alışırım sanki. Galiba bu tarz şeylerin içinde olmaktansa bu tarz şeyleri düşünmek daha çok üzüyor.

Üzüyor Derken Kafada Ne Oluyor Tam Olarak?

Burada bir de işin mekaniği geliyor tabi aklıma. Duygu nedir ki falan gibisinden. Hani mesela bir yerimiz ağrıdığında, vücudumuzda ne oluyor da bir yerimiz ağrıyor biliyoruz. Sinirler, beyin vs. işin bir mekaniği var. Duyguların da vardır herhalde. Ne bileyim bizi üzen bir şey gördüğümüzde belki beynimizin bir tarafı çalışıyordur, sonra belki bir hormon salgılanıyordur, biz de üzüntü hissediyoruzdur. Çok cahil cahil konuşmaya başladığımı hissediyorum o yüzden bu kısmı burada kesiyorum. Eminim bu konu hakkında tonlarca araştırma yapılmıştır. Gidip okumak lazım.

Çakıl

Çok dağılmadan kediye dönecek olursak, yine kendime ben kötü durumda bir kedi gördüğümde niye üzülüyorum diye sorarak devam ediyorum. Evet işin bir mekaniği vardır yukarıdaki paragrafta anlatmaya çalıştığım gibi ama bu mekanik benimle alakası olmayan bir şey görünce niye devreye giriyor. Evrimsel nedenleri vardır belki. Mesela etrafta sürekli gördüğümüz bir şeye ister istemez sempati beslemeye başlarmışız. Çünkü eğer o şey sürekli etrafımızdaysa muhtemelen bize zarar vermeyen bir şeymiş. Geyiklerin tavşan görünce korkmaması ama aslan görünce kaçması da benzer sebeplerdenmiş. Seçim zamanları her tarafa kocaman posterlerin asılması da muhtemelen benzer sebeplerden. Birini çok görünce sevmeye başlıyoruz anlaşılan. Neyse yine çok dağıldık.


Galiba bu tarz şeylerin içinde olmaktansa bu tarz şeyleri düşünmek daha çok üzüyor.

Bu kedi ve üzülme olayının içinden çıkamayacağım ben. Bilimi devreye sokup gidip okumak lazım. Ayrıca bu olayların herkes için farklı olduğu da aklıma geliyor şu anda. Sonuçta herkes üzülmüyor bu tarz şeylere, her üzülen de aynı şekilde üzülmüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.